|
|
September 02
|
BüŞBüŞ
|
Ziyaretçi Defterim
Logolar
|
|
|
|
|
İlk önce spacem'i ziyaretiniz için çok sağolun sözüyle başlayayım.Spacem ile elimden geldiğince ilgilenmeye çalışıyorum.Fazla güzel olmasada benim emeğim olduğu için mutluyum..İlk başladığımda ben yapamam demiştim ama biraz çalışınca ve birazda emek harcayinca oluyormus..İnsallah spacem'i beyenirsiz.Yeni şeyler sürekli eklemeye çalışıyorum.Ama okulum ve derslerimden fazla zaman kaldığı söylenemez...Neyise görüşmek üzere...İyi gezinmeler....
|
|
|
| BüŞBüŞ
| |
|
YA ADIN AKLIMDA YA SESİN KULAĞIMDA
YA BEN ÇILDIRIYORUM YA DA SENİ ÇOK ÖZLÜYORUM
KANKİJİM...!!!
DOSTLUK...!!!
''Dostlarınızın Kısmeyitini İyi Bilin''
Dost Dediğin...
Sevilecek biri olmadığı zamanlarda bile seni sevmeli
Sarılacak biri olmadığı zamanlarda bile sana sarılmalı
Dayanılmaz olduğun zamanlarda bile sana dayanmalı
Dost dediğin fanatik olmalı
Bütün dünya seni üzdüğünde sana moral vermeli
Güzel haberler aldığında seninle dans etmeli
Ve ağladığında seninle ağlamalı
Ama hepsinden daha chok, dost matematiksel olmalı
Sevinci çarpmalı
Üzüntüyü bölmeli
Geçmişi çıkarmalı
Yarını toplamalı
Kalbinin derinliklerindeki ihtiyaçı hesaplamalı
Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı
İşi bitince bir tarafa atmamalı...!!!
 September 01
|
Burçlara Göre Hediye anlayışı
"Koç" Lider burçlu, güvenilir Koç, zaman zaman bencil davranışlarıyla da ünlüdür. Tepkilerini anında gösterir. Bu yüzden hediyesini açtığında hiç beklemediğiniz bir tepkiyle karşılaşmanız bile olası. Ona hediye alacağınızı kesinlikle gizli tutun. Çünkü bunu hissettiği anda sizi yönlendirmek isteyecek, üstüne üstlük istediği şeyi size aldırtmayıda başaracaktır. Koç burcuna uygun armağan alternatifleri ise şık bir saat, spor malzemeleri, son günlerde moda olan yünlü bir kazak ya da en sevdiği grubun best of albümü olabilir. "Boğa" Pratik zekalı, yemek yemeye ve sevgiye tutkun, aynı zamanda parayıda çok seven Boğalar, hediye almakta en az zorlanılacak bir burçlardan biri. Genelde yemeğe düşkün olduklarından ister kız olsun ister erkek ona güzel bir akşam yemeği ısmarlayabilirsiniz. Paraya önem verdiği için, konforlu, kullanışlı hediyeleri tercih edin. Örneğin şık bir ajanda, özel bir makyaj malzemesi, aksesuar ya da orjinal bir obje, onu çok etkileyecektir. Batil inançlara egilimlidir
"İkizler" Gururlu, değişken ruhlu ikizler, içe dönük bir yapıya sahip olduğu için onun nelerden hoşlandığını anlamanız biraz güç olabilir. Ama yaşama biçimi, ona hediye seçiminde size kolaylık sağlayacaktır. Örneğin sosyal hayata düşkünlükleri ile tanınan İkizlere, uzun zamandır izlemek istediği, ancak bir türlü gidemediği film için sinema bileti alabilirsiniz. İkinci el aksesuvar ya da kıyafet de orijinalliği sevdiği için ilgisini çekecektir. Bu arada aldığınız hediyeyi güzel bir kutunun içine koymayı ve üzerine iyi dileklerinizin bulunduğu bir kart bırakmayı da unutmayın.
"Yengeç" Sadık, yaratıcı duygusal Yengeç için alacağınız hediyeye çok dikkat edin. Çünkü alıngandırlar ve seçtiğiniz hediyeden bir anlam çıkartmaya çalışırlar. Onu istemeden kırmak istemezsiniz herhalde? Tarihe ve dekorasyona ilgi duyan bu burç için en ideal hediye, tarihle ilgili kitaplar, odası için ilginç ve kullanışlı objeler olacaktır. Ayrıca giyimine özen gösterdiği için kıyafet de bir alternatif olabilir.>
"Aslan" Cesur, atak ve heyecanlı bir yapıya sahip olan Aslan, aynı zamanda gösterişide sever. Bu yüzden ona alacağınız hediyenin kimsede olmaması çok önemli. Fiyat hiç sorun değil, çünkü Aslan, paraya önem vermez. Bu yüzden yaratıcılığınızı kullanabilirsiniz. Örneğin sizin yaptığınız bir resim, ondan habersiz çektiğiniz bir fotoğrafı, kısacası kimselerde göremeyeceği özel eşyalar onu cezbedecektir.
"Başak"
Şanslısınız, çünkü sabırlı, düzenli ve titiz olan Başak için hediye alternatifleriniz yeterince fazla. Örneğin pratik kullanışlı objeler, bütün bir yıl elinden düşürmeyeceğine emin olabileceğiniz bir bulmaca kitabı, onunla özdeşleşecek bir parfüm, bilgisayar CD’leri ve disketleri, şık dosyalar, hobisiyle ilgili dergi malzemeler Başak için alacabileceklerinizden sadece birkaçı. Çok inatcidir
"Balık"
Dost canlısı, zevk düşkünü, romantik, paraya pula hiç önem vermeyen bu burcun insanına alacağınız hediyenin maddi değeri hiç önemli değil. Önemli olan, seçiminizin onun zevkine hitap etmesi. Ona yeni çıkan ve çok revaçta olan bir grubun yeni albümünü, en sevdiği filmin afişini hediye ederseniz, size minnettar kalır. Ayrıca spor giyinen Balıklar için şık bir pantolon, klasik giyinen Balıklar içinse gömlek ya da ayakkabı alabilirsiniz. "Terazi" Romantik ve hırslı Terazi, şaşırtıcı hediyelerden hoşlanır. Örneğin süs eşyası gibi görünen, aslında bir telefon olan hediye onu çok mutlu eder. Bunun yanında, egzotik, otantik eşyalar satan mağazalara şöyle bir göz atmanızı tavsiye ederiz. Çünkü Terazi için uygun hediyeyi buralardan da bulabilirsiniz. Hiçbir şeyde karar veremediyseniz yine de üzülmeyin. Çünkü romantik Terazi’ye alacağını slov müzik Cd’si ya da fotoğraflarını koyabileceği bir albüm de kurtarıcınız olacaktır. "Akrep"
Kararlı ve araştırmacı bir yapıya sahip olan Akrep, odasına çok düşkündür. Bu yüzden odası için alacağınız sevimli bir süs eşyası, renkli bir masa saati ya da orjinal bir gece lambası onu çok sevindirecektir. İlgi alanına yönelik ansiklopediler, klasik bir roman da araştırmacı Akrep’e yönelik hediye alternatifleri. Eğer siz, illa ki giyim ya da parfüm üzerinde duruyorsanız Akrep’in pahalı ve kaliteli şeylerden hoşlandığını hatırlatalım. "Yay" O, cesur, özgür ruhlu ve neşeli bir yapıya sahip. Ona rahatlılıkla mizah kitapları ya da esprili objeler alabilirsiniz. Bir seyahat biletiyle ise aranızdaki tüm sorunların çözülmesini sağlamanız mümkün. Çünkü Yay, dolaşmak yeni yerler keşfetmek için yaratılmıştır. Eğer aradığınız maddi değeri daha düşük bir hediye ise, tavsiyemiz çanta, bavul ya da bir fotoğraf makinası olacaktır. Başkalarının giymeyi asla cesaret edemeyeceği bir bluz ya da ayakkabı ise Yay’a alabileceğiniz diğer iki hediye alternatifi.
"Oğlak" Eglenceli kisilik Disiplinli, çalışkan ve biraz da melonkolik Oğlak Burcu’na şık bir dolmakalem, deri cüzdan, çanta, hatıra defteri ya da günlük alabilirsiniz. Zamana aşırı önem verdiğinden çok fonksiyonlu bir saat de hoşuna gidecektir. Ayrıca ayakkabı düşkünü olan bu burcun insanını son moda bir çift ayakkabıyla büyülemeyi başarabilirsiniz. Nostaljik şarkılarla geçmişe dönmeye, melankolik takılmaya bayıldığını da bilgi olarak eklemekte yarar var.
"Kova" Bağımsız, sempatik ve inatçı Kova, aynı zamanda altıncı hissi güçlü bir burç. O yüzden alacağınız hediyeyi bir sır gibi saklamalısınız. Yoksa, sürpriziniz alt üst olabilir. Zekasını zorlamaya bayıldığı için ona zeka oyunları, kitaplar, kahve ve çaya düşkün olduğu için şirin bir kupa hediye edebilirsiniz. Seyahati çok sevmesine karşın onun için sakın bir gezi organize etmeye kalkmayın, çünkü emirvakilerden asla hoşlanmaz! . <(^_^)>BüŞBüş<(^_^)>
"KOÇ" Zodyak'ın ilk burcu; coşkulu, ateşli, sabırsız koç burcunun abartılı zevkleri vardır. Onlara daha sonra kullanılacak değil de hemen kullanabilecekleri bir armağan seçmelisiniz. Kırmızı, sarı gibi canlı renklerde bir kazak, bluz, atkı, sıradan olmayan bir kravat, kemer, eşofman türü giysiler alabilirsiniz. Otomobil onların hayatlarının bir parçası olduğu için her çeşit otomobil aksesuvarı düşünebilirsiniz. Telesekreter, walkman, teyp, kahve makinesi onlar için kullanışlı hediyelerdir.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
"BOĞA" Rahatına, evine, maddeye düşkün, doğallığa önem veren boğa burçlarına; sağlam, dayanıklı ev eşyaları, hediye çeki, pahalı bir yerde akşam yemeği daveti çok uygundur. Dokunma duyguları çok gelişmiş olduğundan ipek, kadife, yün gibi kumaşlardan yapılmış giysileri çok beğenirler. Renk olarak yeşil, toprak renklerini tercih ederler. Mavi ve pembe de favori renkleri arasındadır. Her çeşit saksı ve balkon bitkileri, buket olarak da kırmızı karanfil sunabilirsiniz. Bir kutu çikolata, egzotik bir parfüm, çeşitli biblo ve heykeller uygun hediyelerdir.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
"İKİZLER" Değişken ilişkilere, pratik yaşamı kolaylaştıran eşyalar düşünebilirsiniz. Hemen herşeye ilgi duyduklarından onlara hediye seçmek kolaydır. Okumayı çok sevdiklerinden her tür kitap ilgilerini çekecektir. Rahat spor giysiler, modern aksesuvarlar, güneş gözlükleri, koşu ayakkabıları, sürücü eldiveni onlara göredir. Satranç takımı veya bilgisayar oyunları da ilgilerini çekecektir. |
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
"YENGEÇ" Evcimen, duygusal yengeçlerin kalplerine armağan olarak girebilirsiniz. Hatırlanmak çok hoşuna gidecektir. Ona evinizde bir yemek vermek de hoşuna gidecektir. Yemek, tarih, dekorasyon kitapları ilgilerini çekecektir. Günlük, resim albümü, gümüş bir çerçeve, gümüş ayna, tepsi, kristal bardaklar onlara verilebilecek hediyelerden bazılarıdır.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
"ASLAN" Klas olan şeylere düşkün aslan burcuna alacağınız armağanı yaldızlı bir kağıda sarmalısınız. Onlar gösterişli ve havalı şeyleri severler. Altın ve altından yapılan her hediye aslan burcunu etkileyecektir. Mücevher kutusu, altın kaplama süs eşyaları, kaliteli parfüm ve kokular, güneş gözlüğü, spor çantalar, kemer, değerli anahtarlıklar aslan burçları için ideal hediyelerdir. Tüm sıcak ve canlı renkleri severler.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
"BAŞAK" Titiz başaklar için hediye değerli ve kullanışlı olmalıdır. Onlara hediye çeki de verebilirsiniz. Giyimde pahalı ve sade olanları tercih ederler. Şık lame gece ayakkabıları, terlikler, şapka, ipek eşarpları da beğenirler. Mavi kazak, süveter, gömlek, koyu renk bir kravat da ilgi çekecektir. Her çeşit saksı ve balkon bitkileri, çok amaçlı çantalar, antika halı ve kilimler, boya takımları da uygun hediyelerdir.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
"TERAZİ" Venüs yıldızının güzelliği ve anlayışı, terazi burcuna hediye alacaksanız, antikacı mağazaları ve egzotik eşya satan yerleri dolaşmanız uygun olur. Fildişi biblolar, antika vazo, Çin porselenleri, gümüş küçük bibloları seçebilirsiniz. Bazen klasik bazen de cesur kesimli, teşhir edici kıyafetleri severler. Suni ipek, saten, deri giysiler onlara göredir. Fransız şampanyası, çakmak, şık bir sümen de hoşlarına gidecektir. -------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
"AKREP" Gizemli ve müşkülpesent akreplere armağan seçmek zordur. Kişisel meraklarını ve ilgilerini araştırmalısınız. Her çeşit mücevherden hoşlanır. Kırmızı karanfil, ateş çiçeği ya da kırmızı güllerden bir demet de sunabilirsiniz. Siyah inci kolye de akrep kadınlarının ilgisini çekecektir. Kırmızı siyah renkler ağırlıklı olmak kaydıyla iç çamaşırları, eşarplar, gece elbiseleri de hoşlarına gider. Doğa üstü konularla ilgili kitaplar da alabilirsiniz.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
"YAY" Gezgin. maceraperest daima genç ruhlu yaylar bir çok konuya ilgi duyarlar. Değişik armağanlar onların hoşuna gidecektir. Doğum gününü umulmadık bir şekilde kutlamanız onun çok hoşuna gidecektir. Giysi düşünüyorsanız koyu lacivert ve mor hoşlarına gidecektir. Bu burcun insanlarının çoğu, hayvanları çok sever. Küçük bir kedi yavrusu, kuş ya da bir balık akvaryumu da hediye edebilirsiniz.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
"OĞLAK" Tutarlı ve kuralcı oğlak burçlarına kullanışlı ve uzun zaman işine yarayacağı şeyler düşünmelisiniz. Her tür şık ve kullanışlı büro malzemesi hoşlarına gidecektir. Her ortamda ciddi ve uyumlu giyinirler. Renklerden kahverenginin tüm tonlarını ve yeşili severler. Ayakkabı, deri para çantası, el çantası, satranç takımı, fotoğraf albümü onlara alabileceğiniz hediyelerin başında gelir.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
"KOVA" Entellektüel ve renkli kişilik sahibi kova burçlarına özellikle zeka ile ilgili armağanlar seçin. Son model hesap makineleri, dijital saatler, masa üstü ve büro malzemeleri ve her çeşit elektronik eşya. Son çıkan parfümler, modern fotoğraflar, değişik biblolar, bilim kurgu, fantastik, uzay veya astronomi, psikoloji ile ilgili kitaplar hediye edebilirsiniz. Alışılmadık sert ve vahşi giyim tarzları vardır. Mavi, gümüş, beyaz favori renkleridir.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
"BALIK" Yumuşak balık burcu insanının güzellik duyusu çok gelişmiştir. Balık burcu kadını güzelliğini mücevherleriyle tamamlar. Gümüş takı ve platinleri sever. İpekli ve saten iç çamaşırları, gecelikler veya gece kıyafetleri ilgilerini çekecektir. Likör, şarap gibi içkiler, bar aksesuarları, denizcilikle ilgili her çeşit aksesuvar da balık burcu beylerini etkiler. Cep TV'si, film cd'leri, fotoğraf makineleri de ilgilerini çekecektir.
Bana Sarı chok yakısıyor size...??
23 aralık- 1 ocak
Kırmızı
25 haziran- 4 temmuz
Kırmızı
2 ocak - 11 ocak
Turuncu
5 temmuz - 14 temmuz
Turuncu
12 ocak - 24 ocak
Sarı
15 temmuz - 25 temmuz
Sarı
25 ocak - 3 şubat
Pembe
26 temmuz - 4 ağustos
Pembe
4 şubat - 8 şubat
Mavi
5 ağustos - 13 ağustos
Mavi
1 kasım - 14 kasım
Mavi
9 şubat - 18 şubat
Yeşil
14 ağustos - 23 ağustos
Yeşil
19 şubat - 28 şubat
Kahve
24 ağustos - 2 eylül
Kahve
1 mart - 10 mart
Turkuaz
3 eylül -12 eylül
Turkuaz
11 mart - 20 mart
Bej
13 eylül - 22 eylül
Bej
21 mart
Siyah
23 eylül
Zeytin Yeşili
22 mart - 31 mart
Mor
24 eylül - 3 ekim
Mor
1 nisan - 10 nisan
lavicert
4 ekim - 13 ekim
Lacivert
11 nisan - 20 nisan
Gümüş
14 ekim - 23 ekim
Gümüş
21 nisan - 30 nisan
Beyaz
24 ekim - 11 kasım
Beyaz
12 kasım - 21 kasım
Altın
15 mayıs - 24 mayıs
Altın
22 kasım - 1 aralık
Krem
25 mayıs - 3 hazıran
Krem
2 aralık - 11 aralık
Gri
4 hazıran - 13 haziran
Gri
24 haziran
Gri
12 aralık - 21 aralık
Kestane
14 hazıran - 23 hazıran
Kestane
22 aralık
Nefti
"Kırmızı"
Şirin ve sevgi doludur.Her zaman aşık olmasını sever.Genellikle neşeli ve harakterlidir ama arada mutsuz olduğu anlar da yok değildir.İnsanlarla iyi ilişkiler kurar, çegingenlik yapmaz.
"Mor"
Gizemli,çekici,anlayuşlı,insanları etkileyemeyi seven,asla bencil olmayan bir yapısı vardır.Arkadaşları arasında oldukça popülerdir.Günün nasıl geçeceği belli olmaz, çünkü psikolojik durumu çok çabuk değisir.
"Krem"
Yarışma ruhuna sahip ve sportiftir.Kaybetmeyi asla sevmez ve çoğunlukla neşelidir.Güvenilir ve dışa dönüktür.Aşkı dikkatlice seçer, ancak çabuk aşık olmaz.Doğrusunu bulmak için uzun süre beklemeyi tercih eder.
"Bej"
Sakindir ama hemen strese girebilir.İlişkilerde kıskançtır,küçük şeylerden mızmızlanır.Sezgileri güçlüdür ve çalıskandır, bencilliği hiç sevmez.Ayrıca merhametlidir.Arkadaşları için her türlü fedakarlığı yapar.
"Nefti"
Zevklidir görünüşe önem verir;materyalist de denebilir.Hayatı ve karayeri için çok ve düzenli çalısır.Ekonomisttir.Gereksiz risklere girmez.Riderlik, ruhunda vardır.Arkadaş edinmekte üstüne yoktur.
"Gümüş"
Hayal gücü yüksektir.Bu yüzden orjinal fikirleriyle ünlüdür.Utangaç,hırslı,kendıne güvenen ve yeni deneyimlere açık bir yapısı vardır.Kolay ögrenir.Çapkınlıkları yüzünden aşk hayatı biraz karışıktır.
"Gri"
Çekici, hayat dolu, dost canlısıdır. Hayal gücü fazlasıyla yüksektir. Duygularını asla gizlemez, bazen bencil olur. Başkalarının gününü aydınlatır, doğru sözü doğru yerde söyler
"Beyaz"
Tutkulu ve hırslıdır. Bu yüzden çabuk kıskanır ve her şeye kolay tepki veremez. Asil bir ruhu vardır, takdir etmeyi de bilir. Bazen kendini diğer insanlardan farklı ve üstün görür.
"Yeşil"
Her ortama ayak uydurur, kolaylıkla yeni insanlarla tanışır. Zarif, lüksü seven, kendine güvenen, sağlığına düşkün, kararlı, sabırsız ve başkalarını yönlendiren bir tiptir. Hayatının tek ve gerçek aşkını bekler.
"Siyah"
Sağlam yaratılışlı, cesur, güçlü, bağımsız ve girişkendir. Acıma duygusu pek yoktur. Bir karar almadan evveli uzunca bir süre düşünür, ayaklarını yere sağlam basar. Aşkı da farklı yaşamayı sever.
"Altın"
Neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilir. Neşeli, adil ve dışadönüktür. İnsanları etkilemeye çalışmaz. Çok kolay huzursuzluğa kapılır. İlişkilerinde hassastır, bu yüzden aradığını bulmakta güçlük çeker.
"Zeytin Yeşili"
Sakin ve yumuşak mizaçlıdır. Şiddeti sevmez, kavgadan her zaman uzak duru. Yerine göre davranmasını ve konuşmasını iyi bilir. Hassas, nazik ve neşelidir. Kıskançlıktan hoşlanmaz. Adalet duygusu gelişmiştir.
"Pembe"
Her zaman yapabileceğinin en iyisini yapmaya çalışır. Diğer insanları korumayı ve onlara yardım etmeyi sever. Ancak zaman zaman olumsuz düşüncelere sahiptir. Masallardaki gibi bir aşk ister.
"Kahve"
Hareketli ve sportiftir. Başkalarını kendine yaklaştırmaz, kimseyle kolay kolay yakınlık kurmaz, kuramaz. Ancak buna rağmen çabuk aşık olur. Ateşi de çabuk söner. İdeal olanı bulana kadar da arayışlarını sürdürür.
"Sarı"
Abartısız, müşfik, cömert ve tatlı bir tiptir. İnsanlara güvenir, ilişkilerde önder olma ruhuna sahiptir. Asla altta olmayı sevmez. Başkaları için karar vermeye bayılır. Romantik bir aşk arar.
"Mavi"
Kendine fazla güvenmeyen, gerektiği zaman cesur olabilen bir yapıya sahiptir. Artistik bir doğası vardır ve aşık olmayı sever. Kalbinin sesini dinlemek yerine mantığını kullanmayı tercih eder.
"Kestane"
Zeki, güçlü bağımsız ve ne yapacağını bilen biridir. Sosyal olmayı sever, ancak başkalarını düşünmeden kendi bildiğinide yapmaktan kaçınmaz. Espriden anlar. Akıllı ve pratik olmasına rağmen tembelliği de sever.
"Lacivert"
Dikkat çekici, zevkli, yaşamayı seven ve hayata bağlı bir tiptir. Genellikle yaptığı işe konsantre olmakta güçlük çeker. Aşkta duygusal, hassas ve tutkulu olabilir. Birisine kızdığı zaman çok zor affeder.
"Turuncu"
Sorumluluğu ve uyumlu ilişkiler kurmayı sever. Bir şeye ulaşmak için çok çalışır, rekabetçidir. Arkadaşlık konusunda kimseye güvenmez, ancak doğru insanı bulunca ona sonsuza kadar güvenebilir.
"Turkuaz"
Duyguları aniden ve kolay değişebilir. Genellikle yalnızdır. Seyahat etmeyi sever. Sadık ve iyi bir dinleyicidir, fakat anlatılanlara kolay inanır. Aşkı bulmak ona göre zordur, aşk yüzünden çok kolay incinebilir.
Çiçekler ve Anlamları
Beyaz Gül = Masumiyet Ağlayan Gelin = İsyan
Kırmızı Gül = Aşk Nilüfer = Gelecek Yenileme
Pembe Gül = Gönlüm Senindir Beyaz Lale = Saflık Temizlik
Sarı Gül Sıcak = Sevgi Kırmızı Lale = Seni Seviyorum
Beyaz Karanfil = Temizlik, Saflık Pembe Lale = Anlayiş
Kırmızı Karanfil = Sevgi Sarı Lale = Gerginlik
Pembe Karanfil = İçtenlik Menekşe = Alçak Gönüllü
Sarı Karanfil = Hüzün Kamelya = Mağrur
Anemone = Gençlik Lilyum = Güven
Beyaz Glayör = Dostluk Frezya = Suçsuzluk
Kırmızı Glayör = İstek Beyaz Krizantem = Sessiz İstek
Pembe Glayör = Zerafet Mor Krizantem = Burukluk
Sarı Glayör = Kiskançlık Mercedes Güllü = Melankoli
Mor Glayör = İnanç Altın Kadeh = Umut
Orkide = Marur, Gururlu Fulya = Unutma
Sterlicya = Sıcak Sevgi
BüŞBüŞ'ün Sesli Şiirleri
|
Ben giderim adım kalır
Dostlar beni hatırlasın.
Düğün olur bayram gelir
Dostlar beni hatırlasın
Can kafeste durmaz uçar
Dünya bir han, konan göçer
Ay dolanır yıllar geçer
Dostlar beni hatırlasın
Can bedenden ayrılacak
Tütmez baca yanmaz ocak
Selam olsun kucak kucak
Dostlar beni hatırlasın
Ne gelsemdi, ne giderdim
Günden güne arttı derdim
Garip kalır yerim yurdum
Dostlar beni hatırlasın
Açar solar türlü çiçek
Kimler gülmüş kim gülecek
Murat yalan ölüm gerçek
Dostlar beni hatırlasın
Gün ikindi akşam olur
Gör ki başa neler gelir
Veysel gider adı kalır
Dostlar beni hatırlasın
Aşık Veysel'den Dinlemek için
Gönlüm düştü bir sevdaya gel gör beni aşk neyledi
Başımı verdim kavgaya gel gör beni aşk neyledi
Ben yürürüm yana yana aşk boyadı beni kana
Ne âkilem ne divâne gel gör beni aşk neyledi
Ben yürürüm ilden ile dost sorarım dilden dile
Gurbette hâlim kim bile gel gör beni aşk neyledi
Benzim sarı gözlerim yaş bağrım pâre yüreğim baş
Hâlim bilen dertli kardaş gel gör beni aşk neyledi
Gurbet ilinde yürürüm dostu düşümde görürüm
Uyanıp Mecnûn olurum gel gör beni aşk neyledi
Gâh tozarım yerler gibi gâh eserim yeller gibi
Gâh çağlarım seller gibi gel gör beni aşk neyledi
Akar sulayın çağlarım dertli ciğerim dağlarım
Şeyhim anuban ağlarım gel gör beni aşk neyledi
Ya elim al kaldır beni ya vaslına erdir beni
Çok ağlattın güldür beni gel gör beni aşk neyledi
Ben Yûnus-ı bî-çâreyim başdan ayağa yareyim
Dost ilinde avareyim gel gör beni aşk neyledi
Yunus Emre'den Dinlemek İçin
Yagmur
Yağmur yağıyor. Mutfak camındayım. Nasıl üşüdüğümü bilemezsin. Menekşelerim çiçek vermiyor artık anne. Söylediğin gibi hep dibinden su verdim ama… Şimdi telefon açsam sana, sesini duymak da yetmiyor ki. Hep aynı cümleler; “Babamlar nasıl, ilacını aldın mı?” Nedenini bilmediğim bir ağlamak var içimde. Bir yerlere sığdıramıyorum yüreğimi. Bazen mutfakta dalıp giderdin yemek yaparken, tahta kaşıkla tencerenin başında öylece ne düşünürdün acaba? Özlemek çok fena anne. Anlamak seni; daha da fena… Omuzlarım ağrıyarak uyanıyorum sabahları. Benim kızımın omuzlarımı ovmasına daha çok var. Gittikçe sana mı benziyorum ben, ya da “Annenin kaderi kıza” dedikleri doğru mu? “Baban eskitir her şeyi kızım” demiştin bir kez, anlamamışım meğer, eskiyormuş anneciğim. Omzunu ovacak kalmıyormuş meğer aynı evin içinde. Şimdi duysan bunları ne üzülürsün; mutsuz mu kızım diye, çoktan kendinden vazgeçmiş bir sesle. Mutsuz değilim de anne, yağmura ve mutfağımdaki kedere çare bulamıyorum. Evimi topluyor, toz alıyor, patlıcan kızartıyor, televizyon seyrediyor, akşam çalan kapıyı açıyorum, açtığımı gören olmuyor. Pişirdiğim yeniyor da, güzel olmuş denmiyor. Çay demleniyor, demleniyor, demleniyor… Kederim mutfağımın her yerine yerleşiyor. Ah nasıl eskiyor her şey anne, nasıl eskiyor. Eskilerimi de atmaya kıyamıyorum. Seni çok özlüyorum. Bana yasakladığın bahçeler, sana da mı uzaktı hep? Gidemeyişine ağladın mı sende? Ne zaman eskiyor sevgiler? Ödenen bedellerin acısı geçince mi? İşte böyle, kalbimde bir acı. Şarkılar seni söyler.
İclal Aydın'dan Dinlemek için
Kaldırımlar
Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.
İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler.
Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.
Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!
Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer tâkı, gölgeden taş kemerler.
Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.
Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi...
İbrahim Sadri'den Dinlemek için
Ayrılıkların şair'i
Ben ayriliklarin sairi..yalnizlarin ozaniyim
Sen...sen masallar okurken daha
Ben acilarin yazariyim
Haklisin aramizda daglar denizler var
Haklisin aramizda ucurum var
Senin sevdalarin üc günlük masal
Benim sevdalarim ALLAH´ina kadar
Elma sekeri mi sandin aski
Ne siirin siir ..ne sarkin sarki
Hele bir kirilsin...
Hele bir kirilsin felegin carki...
Iste ben o zaman görürüm seni
Hala tahta masalara yaziyorsam adini..
Ask kitaplarinda ariyorsam tarifini askin..
Kahir mektuplarinda yeniden buluyorsam seni..
Ve islak mendillere siliyorsam gözyaslarimi..
Eyvahlar cekiyorsam her biten askin ardindan..
Bana sor yalnizligi..ayriligi bana sor diye haykiriyorsam..
Ve sabahci kahvelerinde..bir cay gibi demliyorsam hasretini
Ve inadina özlüyorsam o cay karasi gözlerini. Bil ki ...bu seni erkekce sevdigimden dir...!!
Bu benim ilk aldanisim degil
Bu benim ilk yikilisim degil
Birak bu sahte gözyaslarini...
Birak bu masum bakislarini..
Üzülme benim icin üzülme..
Üzülme bu sonum icin üzülme..
Ben ..ben yeterim kendime
Varsinda bir dag gibi büyüsün hasretin icimde.
Varsinda her gece bir kemanin tellerinde ezilsin kalbim
Varsinda bir daha degmesin ellerime ellerin
Asla pisman degilim...!!
Hatirla..
Bir adam diyordun hatirla..!
Ömür boyu sevsin beni..ömür boyu
Iste o deli..iste o cilgin
Iste o adam benim..! Cünkü ben..cünkü ben...
Aski ölümsüz bilenlerdenim..!
Ahmet Şelcuk İlhan'dan dinlemek için
| August 31
|
Güneşin doğusundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak
Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü
Kendini güzel hissettiğin kadar güzel?
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir.
Ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin?
Bunuda öğren;
SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN...
BEN SANA MECBURUM
Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum.
Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun.
Atilla İlhan'dan Dinlemek için
KUM
Sen kum nedir bilmezsin
Deniz görmedin ki.
Yum gözlerini zamanı düşün,
Deniz bir gözünde, Kum bir gözündedir
Sen taş nedir bilmezsin
Dağa çıkmadın ki.
Yürü ufuklara doğru,
Dağ bir ayağında Taş bir ayağındadır
Sen kül nedir bilmezsin Ateş yakmadın ki.
Uzat ellerini gökyüzüne,
Ateş bir elinde Kül bir elindedir.
Sen kan nedir bilmezsin Ölmedin, öldürmedin ki.
Yat toprağa, boylu boyunca
Ölüm bir yanında
Kan bir yanındadır
Sen aşk nedir bilmezsin
Beni sevmedin ki.
Ağla ağlayabildiğin kadar,
Bütün güzellikler sende AŞK BENDEDİR
|
|
"Kadın her sabah olduğu gibi o günde beyaz değnegi ve el yordamı ile otobüse binmişti.
Şöför :
-Soldan üçüncü sıra boş hanımefendi, dedi. Kadın 32 yaşında güzel bir bayandı ve eşi oldukça yakışıklı bir hava subayı idi. Bundan birkaç ay önce yanlış bir teşhis sonucu gerçekleştirilen ameliyatla gözlerini kaybetmişti genç kadın ve asla göremeyecekti. Kocası ameliyattan sonra acı gerçeği öğrenince yıkılmış ve kendi kendine bir söz vermişti. Asla karısını yalnız bırakmayacak, ona sonuna kadar destek olacak, kendi ayakları üzerinde durana kadar cesaret verecekti. Günler geçiyordu. Kadın her geçen gün kendini daha kötü hissediyor, çok sevdiği kocasına yük olduğunu düşünüyordu. Eşinin bu içine kapanık, karamsar hali kocayı çok üzüyordu. Bir an önce bir şeyler yapması gerekiyordu, karısı günden güne kendi içine kapanık dünyasında kayboluyordu. Bütün gün düşündü koca nasıl yardım edebilirim güzeller güzeli eşime. Birden aklına eşinin eski işi geldi. Geri dönmesini isteyecekti. Ama bunu ona nasıl söyleyecekti, çünkü artık çok kırılgan ve neşesizdi. Bütün cesaretini toplayarak akşam karısına konuyu açtı. Karısı dehşetle gözlerini açtı.
- Ben bunu nasıl yaparım ben körüm, diye bağırdı. Kocası ona destek olacağını her sabah işe onu kendisinin bırakacağını ve akşam alacağını ve ona çok güvendiğini söyledi. Çünkü eşini tanıyordu ve bunu başarabileceğini biliyordu. Kadın büyük bir umutsuzlukla kabul etti çünkü eşini çok seviyordu ve onu kırmak istemiyordu. Her sabah eşini işine bırakıyor ve akşamları alıyordu fedakar koca. Günler böyle ilerledi karısı eskisinden biraz daha iyiydi. Fakat kocası daha fazlasını istiyordu, kendisine söz vermişti sonuna kadar gidecekti. Akşam karısına: - Artık ise kendin gidip gelmelisin, dedi. Kadın şaşırmıştı. Bunu asla yapamayacağını söyledi. Kocası ısrar edince onu yine kıramadı ve bütün cesaretini topladi bunu kendisi de istiyordu ama o kadar güveni yoktu. Sabahları kadın artık otobüs durağına kendisi gidiyor, otobüsüne biniyor ve otobüsten inerek işine gidebiliyordu . Günler günleri kovaladı hiçbir problem yoktu. Yine bir gün otobüse binerken,
Şöför :
- 'Sizi kıskanıyorum, hanımefendi' dedi. Kadın kendisine söylenip söylenmediğini anlayamadan, neden, diye sordu.
Şöför,
- Çünkü her sabah sizin arkanızdan bir hava subayı genç adam otobüse biniyor ve bütün yol boyunca sevgi ile size bakıyor, otobüsten indikten sonra yeşil ışıkta yolun karşısına geçmenizi bekliyor siz binaya girdikten sonra arkanızdan öpücük yollayıp size her gün sevgiyle el sallıyor, dedi.
Sormadan Lutfen Almayin...((Tablolari))
"BüŞBüŞ'ün Spaces Tabloları"
"AŞK"
|
|
| .
|
|
|
|
|
Bir zamanlar dünyaya gelmeye hazırlanan bir bebek varmış. Bir gün Tanrı'ya sormuş: - Tanrım, beni yarın dünyaya göndereceğini söylediler, fakat ben o kadar küçük ve güçsüzüm ki, orada nasıl yaşayacağım? - Tüm meleklerin arasından senin için bir tanesini seçtim. O seni bekliyor olacak ve seni koruyacak. Meleğin sana hergün şarkı söyleyecek ve gülümseyecek. Böylece sen onun sevgisini hissedecek ve mutlu olacaksın. -Pekiiiii... insanlar bana birşeyler söylediklerinde, dillerini bilmeden söylenenleri nasıl anlayacağım? - Meleğin sana dünyada duyabileceğin en güzel ve tatlı sözcükleri söyleyecek, sana konuşmayı dikkatle ve sevgiyle öğretecek. - Peki Tanrım, ben seninle konuşmak istersem ne yapacağım? - Meleğin sana ellerini açarak bana dua etmeyi de öğretecek. - Dünyada kotü adamlar olduğunu duydum, beni kim koruyacak? - Meleğin seni kendi hayatı pahasına dahi olsa daima koruyacak. - Fakat ben seni bir daha göremeyeceğim için çok üzgünüm. - Meleğin sana sürekli benden söz edecek ve bana gelmenin yollarını sana öğretecek. O sırada Cennette bir sessizlik olur ve dünyanın sesleri cennete kadar ulaşır. Bebek gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar: - Tanrım eğer şimdi gitmek üzereysem lütfen çabuk söyle, benim meleğimin adı ne? - Meleğinin adının önemi yok , sen onu "ANNE" diye çağıracaksın..
|
|
|
|
| |
| .
|
|
|
|
|
Kiza bir partide rastlamisti.. Harika birseydi. O gün pesinde o kadar delikanli vardi ki.. Partinin sonunda kizi kahve içmeye davet etti. Kiz parti boyu dikkatini çekmeyen oglanin davetine sasirdi, ama tam bir kibarlik gösterisi yaparak kabul etti. Hemen kösedeki sirin kafeye oturdular. Delikanli öyle heyecanliydi ki, kalbinin çarpmasindan konusamiyordu. Onun bu hali kizin da huzurunu kaçirdi.. "Ben artik gideyim" demeye hazirlanirken, delikanli birden garsonu çagirdi.. "Bana biraz tuz getirir misiniz" dedi.. "Kahveme koymak için.." Yan masalardan bile saskin yüzler delikanliya bakti.. Kahveye tuz!.. Delikanli kipkirmizi oldu utançtan, ama tuzu kahvesine döktü ve içmeye basladi. Kiz, merakla "Garip bir agiz tadiniz var" dedi.. Delikanli anlatti: "Çocukken deniz kenarinda yasardik. Hep deniz kenarinda ve denizde oynardim. Denizin tuzlu suyunun tadi agzimdan hiç eksilmedi. Bu tatla büyüdüm ben.. Bu tadi çok sevdim. Kahveme tuz koymam bundan. Ne zaman o tuzlu tadi dilimde hissetsem, çocuklugumu, deniz kenarindaki evimizi ve mutlu ailemi hatirliyorum. . Annemle babam hala o deniz kenarinda oturuyorlar.. Onlari ve evimi öyle özlüyorum ki.." Bunlari söylerken gözleri nemlenmisti delikanlinin.. Kiz dinlediklerinden çok duygulanmisti. Içini bu kadar samimi döken, evini, ailesini bu kadar özleyen bir adam, evi, aileyi seven biri olmaliydi. Evini düsünen, evini arayan, evini sakinan biri.. Ev duyusu olan biri.. Kiz da konusmaya basladi.. Onun da evi uzaklardaydi.. Çocuklugu gibi.. O da ailesini anlatti. Çok sirin bir sohbet olmustu.. Tatli ve sicak.. Ve de bu sohbet öykümüzün harikulade güzel baslangici olmustu tabii.. Bulusmaya devam ettiler ve her güzel öyküde oldugu gibi, prenses, prensle evlendi. Ve de sonuna kadar çok mutlu yasadilar. Prenses ne zaman kahve yapsa prensine içine bir kasik tuz koydu, hayat boyu.. Onun böyle sevdigini biliyordu çünkü.. 40 yil sonra, adam dünyaya veda etti. "Ölümümden sonra aç" diye bir mektup birakmisti sevgili karisina.. Söyle diyordu, satirlarinda.. "Sevgilim, bir tanem.. Lütfen beni affet. Bütün hayatimizi bir yalan üzerine kurdugum için beni affet. Sana hayatimda bir tek kere yalan söyledim.. Tuzlu kahvede.. Ilk bulustugumuz günü hatirliyor musun?.Öyle heyecanli ve gergindim ki, seker diyecekken 'Tuz' çikti agzimdan.. Sen ve herkes bana bakarken, degistirmeye o kadar utandim ki, yalanla devam ettim. Bu yalanin bizim iliskimizin temeli olacagi hiç aklima gelmemisti. Sana gerçegi anlatmayi defalarca düsündüm. Ama her defasinda korkudan vazgeçtim. Simdi ölüyorum ve artik korkmam için hiçbir sebep yok.. Iste gerçek.. Ben tuzlu kahve sevmem. O garip ve rezil bir tat.. Ama seni tanidigim andan itibaren bu rezil kahveyi içtim. Hem de zerre pismanlik duymadan. Seninle olmak hayatimin en büyük mutlulugu idi ve ben bu mutlulugu tuzlu kahveye borçluydum. Dünyaya bir daha gelsem, herseyi yeniden yasamak, seni yeniden tanimak ve bütün hayatimi yeniden seninle geçirmek isterim, ikinci bir hayat boyu daha tuzlu kahve içmek zorunda kalsam da.." Yasli kadinin gözyaslari mektubu sirilsiklam islatti. Lafi açildiginda birgün biri, kadina "Tuzlu kahve nasil bir sey" diye soracak oldu.. Gözleri nemlendi kadinin.. "Çok tatli!.." dedi..
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
Genç kız üzgün görünen yabancıya gülümsedi. Adam kendini daha iyi hissetti. Geçmişte bir arkadaşının yaptığı bir iyiliği hatırladı ve ona bir teşekkür mektubu yazdı. Bu mektup arkadaşının öyle hoşuna gitti ki yemek yediği lokantada iyi bir bahşiş verdi. Bu bahsisin miktarına şaşıran garson, paranın bir kısmını yolda gördüğü fakire verdi. Fakir adam çok sevindi çünkü iki gündür ağzına bir lokma koymamıştı. Yemeği bittikten sonra kaldığı izbe odaya gitmek üzere yola koyuldu. Yolda soğuktan titreyen bir köpek yavrusuna rastladı ve onu alp eve götürdü. Soğuktan kurtulup başını sokacak yer bulduğu için köpekçik çok mutluydu. Gece evde yangın çıktı.Köpek yavrusu havlamaya başladı Bütün ev halkını uyandırana dek havladı ve böylece bütün ev halkı kurtuldu. Kurtulan çocuklardan birisi büyüdü ve cumhurbaşkanı oldu. Bunların olmasını sağlayan ise bir kuruşa bile mal olmayan masum, sıcak ve içten bir 'GÜLÜMSEME' idi...
|
|
|
|
| |
| .
|
|
|
|
|
SENİ DÜŞÜNÜYORUM Yine her zamanki gibi seni düşünüyordum, Yağmurlu karanlık bir gecede... Benden uzak olmanın acısı dünyamı daha da karartmıştı Düşündüğüm tek şey vardı: sen! Keşke yanımda olsaydın o an Keşke ellerini tutup sana doyasıya sarılsaydım Keşke o an dudaklarında olsaydım Bunları düşündükçe; Lanet ettim işte o an doğduğum güne... Seni özlemenin acısı içindeydim, vicdansızım Sensizlik mahvetti beni be vicdansız, MAHVETTİ Anlatabiliyor muyum mısralarımda acaba Seni ne kadar çok sevdiğimi Anlatabiliyor muyum acaba sensizliği Sana ne kadar tutkun olduğumu Söyle bana be vicdansızım söyle Beni ne kadar çok sevdiğini söyle Son nefesinde bile olsa söyle Seni SEVİYORUM DE!
|
|
|
|
| |
|
|
Baharda Ağlayan Bulutlar Hayat bazen bizlere oyun oynar gibi olsada her yolun ardından gelecek olan sevgilerden uzaklaşmak hep bizim yüzümüzden... "Sen üzülme gülüm" diyerek geçirdiğimiz empati kurmalarımız kendi egolarımıza bağlı bir sahiplenme duygusu gibi geliyor. Belki de büyüklük egolarının sahip olma egolarımızın tatmini. Kim bilir hayatta sevgi adına yapılanlardan da bu yüzden şikâyetçiyiz. Ne kadar cesur, ne yakar sosyal, ne kadar engin olabiliriz ki bu egolarımızla? Ne zaman gerçek bir empati kurabiliriz? Hayatımızın büyük bölümünü yalancı aşklara kurban ederken, gerçekten ne zaman sevebiliriz? Günlük acılarımızın ardına saklanmak yerine, ne zaman gerçek mutluluğu ama gerçekten aramaya başlayabiliriz? Hiçbir zaman... Yine anlık esintiler gelirken aklıma ben bile ne kadar sürdürebilirim yazılarımı? Ne zaman hissetmeyi bırakıpta sadece yaşamayı görebilirim? Yine mi aynı cevap? Evet. Hiçbir zaman... Hayatta kayda değer ne varsa, yanımda olmuş ve olacak kim varsa, sevdiğimi sanıp yanıldığım kim varsa ve sadece beni düşünen tüm dostlarıma; iyiki VARSINIZ!!! Herşey için teşekkürler acınası hayatım... Herşey için teşekkürler arkamdan vurupta bana gerçek hayatın acısını öğretenler...
|
|
.
|
"Yıtırılmış Aşk"
|
|
Yangın, yangın olduğunu anladı; ben yanmayı öğrendim. Kızıl bir aşktan çıkan mavi alevlerle örselendi ruhum ve farkına vardım, ruhumu örseleyen aşktan bedenimde tek bir çizik kalmadığının. Damarlarımdan dışarıya sızdığını hissettiğim şey, kan değil ‘aşk’mış… Bir yanımdan ‘ben’ sızdım, bir yanımdan ‘aşk’ sızdı. Bir masaldan başka bir masala geçerken atılacak farklı bir başlıktı bu uğurlama. Gömdüm içimde zamansız büyüyen çocuğu, sade bir törenle uğurladım içimden. Biraz toprak, biraz ‘ben’ ve bir şiirle örttüm üstünü. Göğü kucakladım; sevdam ve gökyüzü sığmadı kucağıma. Suya verdim deli sevdayı. Dalgalar her vurduğunda yüreğimin kıyısına, ben denizi anladım; deniz deli sevdayı anladı. Korktu rüzgarını, tuzunu yitirmekten; korktu çaresizce kayalıklardan merhamet dilemekten; korktu asi deniz bana benzemekten. Yitirdiğim bütün aşklarıma ağladım. Hepsi benim oldu sandım ve çok sonraları anladım sadece yol üstündeki bir liman olduğumu. Anladım ve bir kez daha sevdim yüreğimi; bu kadar insana aşkı öğretip her giden aşktan sonra ayakta kalmayı becerebildiği için. Sağol yüreğim, dedim; sağol… Ben artık suya yazıyorum şiirlerimi. Sadece rüzgar için ağlıyorum ve yakmıyorum canını ateşin; ateş ateşliğinden utanmıyor. Yolculuklarda fark ettim hayatın yazılmış bir piyesten farksız olduğunu. Açılan perde hep aynı; ama farklı zamanlarda kapanıyor, tıpkı yol üzerindeki mola yerleri gibi. Her otobüsün mola yeri ve zamanı farklı; ama hepsi durmak zorunda. Bizler için perdelerin kapanma zamanı farklı. ‘Aşkta kötü oyuncularız, yazılmış senaryoları iyi oynayamıyoruz.’ O gece uğurladım tenime değen birbirinden farklı her damla teri. Kirli bir çamaşır gibi sıyırırken omuzlarımdan o terlerle birlikte gitti içimden biri. Oturup dünya dedemin kucağına, ağaran sakallarını sevdim. Bir yıldıza göz kırptım, bir bulutla seviştim o gece. Helalinden temiz bir günah daha yazdırdım kendi ellerimle amel defterime, temiz bir günah daha… Huysuz yosma bir fırtına çıktı o akşam, sevmedi beni, sevemedim onu. Savurup attı beni bilmediğim karanlık diyarlara.Bir yosmadan aşkı yosmaca yaşamayı öğrendim. Aldatıldım, her aldatılışta nasırlaştı yüreğim. Nasırlarım her sızladığında acıyı öğrendim. Aldatmayı ve sırtımdaki kambura meydan okurcasına ayakta dimdik durabilmeyi. Kahrolmayı da öğrendim, kalleşlikte ustalığı da. Ben bütün aşklarımın üstünü şiirle örttüm ve her giden aşkımla bir şiirimi toprağa gömdüm. Köprüler söküldü… Gök ikiye ayrıldı… Ve ben suları ateşe verdim o gece… Yangın yangın olduğunu anladı,ben yanmayı ve her aşktan biraz daha âşık ayrılmayı
|
| |
|
Hatam ve yanlışım var mı?
Varsa söle o zaman ne duruyosun...!!!
=) =)
|
|
Aklına geleni yazabilirsin.İyi veya kötü hiç farketmez.Şimdiden düşüncelerin için saoll...!!!
|
|
Şimdilik bu kadar,
Spacem'i ziyaret ettiğin için
"Teşekkür Ederim...!!!"
|
Başa Dön

|
|
|
|
|